17 Haziran 2013 Pazartesi

AH KAYNANA HER ŞEYE KARIŞMASAN!



Evlendiğim ilk iki sene çok zor geçti, resmen kayınvalidemden zulüm gördüm.
Her şeyime karışırdı. Gezdiğim yerden, evimdeki düzene kadar...

Ah kaynanacığım kocamla ne zaman gezsek, oğlum paranızı tutun daha yeni evlisiniz, tasarruflu olun demesen olmaz mı?
Tasarrufu da biliyoruz ama insanın canı gezmek istiyor hele sevdiği yanındaysa. Sen hiç genç olmadın mı?
Hiç kayınbabamla gezmek istemiyor muydun?

Evimdeki bardakların yeri çok mu ilgilendiriyor seni, orda dursunlar illa ki senin evindeki gibi mi durmalılar?

Ah canım ben bilerek çocuğumu düşermeye çalışır mıyım hiç? Her adımımda laf söyleyince ne oluyor? Düşecek olsa en çok ben üzülmez miyim?
Kim bebeğini düşürünce mutlu olur? Karışmasan olmaz mı?

Sabahın köründe yeni evlilerin evine gelinir mi hiç?
Hem geldin, gelincede uygunsuz bir durumda yakalamadım değil mi diye sorulur mu?
Geldin artık, geldikten sonra ne önemi var uygunsuz olmamızın, gelmeden önce sorsan ya?

Kocamın yanında yaptığım işe laf söylemesen çeksen kenarada desen olmaz mı?
Tecrübe gerekmez mi bu işlerde..
İlerde tecrübeli olunca benimde yaptığım ev işi, pişirdiğim yemek senin ki gibi yada hiç olmadı seninkine yakın olmaz mı?

Böyle geçti iki senem hem ben mutsuz oldum doğal olarak kocamı da mutsuz ettim.
Derken kocam bir gün ciddi ciddi aldı beni karşısına..

''Ben seni çok seviyorum, annemi de çok seviyorum, ikinizin de üzülmesini istemiyorum.
İyi geçinseniz olmaz mı?
Annemle de kaç sefer konuştum, huyları kemikleşmiş artık, kötü niyetlede yapmıyor bir türlüde karışmaktan kendini alamıyor. Değişmiyor işte görüyorsun.
Sen biliyorsun sana bir şey olsun en çok o üzülür. Suyuna gitsen olmaz mı?''


O gün kocama bir söz verdim. Kayınvalideme karşılık vermiyeceğime dair. Tatlılıkla yaklaşacağım dedim.

O gün bugündür çok mutluyuz, şükürler olsun.

Neler mi değişti?

İlk zamanlar kayınvalidem benim olumlu tavırlarıma alışana kadar eski huylarına devam etti.

Gezmeye çıktığımızda tasarruflu olun dedi, peki anneciğim siz bizi bizden çok düşünürsünüz ama gençlik işte dedikçe karışmaları yavaş yavaş kesildi.
Şimdilerde o bizi teşvik ediyor bir yerlere gitmeye...

Evimdeki eşyaların yerini değiştirince eskisi gibi burası benim evim karışma! demedim, güler yüzlü olmaya çalıştım zor oldu ama çalıştım. Kayınvalidem gidince eşyaları eski yerine koyduk kocamla.
Zamanla bu huyuda geçti, ben ters konuşmayınca benden güler yüz görünce dokanmaz oldu eşyalarımıza.

Hamileyken karışan kadın doğurunca durur mu?
Çocuğum doğduktan sonra kilosuna, yemeğine, temizliğine laf eder oldu. Bende yeni anneyim, senim gibi olabilirmiyim hemen  iltifatlarıyla o kadar mutlu ettim ki onu, zamanla  o beni takdire başladı.

Yaptığım işlere laf söylemesi de zamanla kayboldu. Ben iyilikle yaklaştıkça, güler yüz gösterdikçe olaylar halloldu.
Şimdilerde kocam kızgın olduğunda kayınvalidemin yanında bana laf söylemesin sakın, söyletmez kesinlikle.
O kadın gitti yerine melek geldi sanki.

Ama biliyorum neden böyle olduğunu, insan bir şeyin değişmesini istediğinde önce kendi değişmeli.
Kendi değişince her şey değişiyor.
Mutlu olmak istiyorsak eğer bir şeyleri değiştirmemiz lazım.
Buna da kendimizde başlamak koşuluyla!

GÜLŞAH D.

10 yorum:

  1. :)) Allah huzurunuzu daim etsin...mutlu oldum okurken,sanki ben yaşamışım gibi..:)
    Asıl mevzu bu işte kendimizden başlamak...Şikayet ederken karşımızdakinden başka yere bakamadığımız için,görmüyoruz bile yaptıklarımızı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu benim yazdığım bir hikaye benim başından geçen bir şey değil..:)
      Anlatmak istediğimde dediğiniz gibi kendimizden başlamak ve olayları iyi görebilmek.
      Güzel yorumunuz için sağolun..:)

      Sil
    2. :)) haa ...iyi olmuş,yaşayan ve yaşayacaklar için ayna tutar inş.

      Sil
    3. Bayildim buna cok guzel yaziyorsunuz takipteyim :)

      Sil
    4. yaşamayan biri için bu işin hikayesini yazmak çok kolay...hikayede nede kolay halletmişsiniz..keşke gerçektede bu kadar kolay olsa..hemde aynı evde 24 saat oturduğun bir kaynanayla..usandım artık :((

      Sil
  2. Evet kötülüğe ham tavırlara iyilikle ve güzellikle karşılık vermek kadar kötülüğün kökünü kesen bir iksir var mıdır? Müsbet hareketin değeri anlaşılıyor.(Kuranda fussilet suresi 34-35 mealen aktarıyorum) Hiç iyilikle kötülük bir olur mu? Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz. bu hikaye bu ayetin bir yansıması.

    YanıtlaSil
  3. Hiç iyilikle kötülük bir olur mu? Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir. Buna da, sabredenlerden başkası kavuşturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan başkası da kavuşturulamaz. Fussilet 34-35 kuran. yani bu ayetten mülhem bir hikaye olmuş tebrikler

    YanıtlaSil
  4. İyiliğe iyilik, kötülüğe iyilik... güzel bir anlatım olmuş.

    YanıtlaSil

HERKES YORUM YAPABİLİR.
Siteniz veya bloğunuz yoksa, profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın, AD yazan kısma adınızı yazın, URL kısmını doldurmasanız da olur, yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir.

Fikirlerinizi paylaşıp bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkürler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...