4 Nisan 2013 Perşembe

İnternette Evlilik Olur mu?


Bim bam bom çok şükür dostlar
Benimde artık bir sevgilim var
Bim bam bom çatlasın düşmanlar
Artık benimde bir sevgilim var.

İyi ki Ayşe'yi dinleyip o arkadaşlık sitesine üye olmuşum.
Yoksa Erol gibi görgülü, zevkli, dürüst ve yakışıklı birini ölsem bu küçücük kasabada bulamazdım.
Henüz buluşmuş değilim ama ona aşığım. İlk aşkım benim Erol.


Şimdilik internetten ve telefondan görüşüyoruz.
Ona kalsa şimdiye çoktan görüşürdük ama beni kolay kız zannetmesin. Biraz zaman geçsin benle buluşmanın beni görmenin hayaliyle biraz beklesin. Ağır kız olayım ki kıymetim olsun. Hem Ayşe de böyle yapmamı istiyor.
Beni ne kadar da çok seviyor. Çok güzel şeyler söylüyor bana, ondan duyduğum sözleri kimseden duymadım daha. Hayatımın kadını sen olacaksın, senin gibisini görmedim, sultanım ve bir sürü güzel sözler. Evleneceğim adam o hissediyorum. Yoksa bu kadar güzel sözleri insan sevmediğine söyler mi? Sözleriyle büyülüyor beni. Hiç evlilik sözü açmadı daha ama görüştüğümüz de teklif bekliyorum.
Ah geçen gün telefonla konuşurken kuzenime yakalanmasaydım birde. Ağır abladır kendisi. Biriyle sevgili olmak şöyle dursun gözüyle bile süzmez, erkeklerle göz göze gelmez. Günah!  Müslüman kadınına böyle şeyler yakışmaz der. Biraz geri kafalı yani.
O günden beri bana akıl veriyor çok ihtiyacım varmış gibi. Yapma böyle şeyler senin gibi tertemiz bir kıza yakışıyor mu? Tanımadığın bir insana nasıl güvenirsin. İnternet kötü kullanılırsa insanı uçuruma bile götürebilir. İnternette insanlar kendilerini olmadıkları özelliklerde tanıtır. Sanki hayatında internet, facebook, chat görmüş gibi, kıskanıyor beni.
Ona kalsa internete bile girmek günahtır, Allah bilir.
Of ne yapacağım ben yapma, etme, güvenmeler bitti, devam edersem babama söylemekle tehdit ediyor beni başıma bir şey gelmesinden korkuyormuş. Babam duysa keser beni.
Erol la konuşmalıyım, o benden daha akıllı kesin bir şey bulur.

Şimdi çok rahatım keşke daha önce konuşsaymışım Erol la. Bırak evi düşünmeyi kaç bana diyor. Başta aklıma yatmadı ama başka çarem yok. Seviyorum onu, vazgeçemem. Hem kaçtıktan sonra evleniriz o zaman babam biraz tavır alır belki ama evliyiz diye bir şey yapamaz.
Erol kaçarken yanıma kimliğimi, sevdiğim eşyalarımı ve altın para ne varsa almamı söyledi.
Çantamı, altınlarımı, cüzdanımı ne kadar param varsa hepsini toplayıp doğru garaja  gitmeliyim önümde daha iki saatlik yol var.
Az kaldı sanırım yaklaştım, yolculuk bitiyor. Sevenler kavuşacak.
Erol da gelmiş, canım beni bekliyor. Resimlerinde gördüğümden biraz daha yaşlı geldi gözüme sanki. Belkide yorgunluktan iyi göremiyorum.

Görür görmez sarıldı bana, çok, özlemiş beni. İlk sarıldığım erkek kalbim kıpır kıpır.
Gel eve gidelim biraz dinlenirsin diyor. Ben hafif kız mıyım hemencecik evine gider miyim?
Karnımda acıktı hem dedim, iyi o zaman senle güzel bir yemek yiyelim dedi.
Sevdiğim adama kavuştum yaşasın.
Yemekte elini bir an olsun elimden ayırmadı, el ele göz gözeyiz yani.
Ne zaman evleneceğiz dedim, elimi falan bıraktı. Ama sonra telafi etti.
Ne acelemiz var, gezelim tozalım birbirimizi sevmiyor muyuz evleniriz dedi. Gelinkle hayallere başladım bile ben o günü iple çekiyorum.
Yemekleri yedik garson çayı getirirken Erol'un üzerine döktü çayı. Adamı resmen dövüyordu, canı çok yandı ama. Lavaboya koştu hemen üzerini temizlemek için. Ben de o gelene kadar hayaller kuruyordum ki hayalimi telefon sesi böldü. Mesaj geldi sanırım, baksam mı, ayıp olmaz mı? Ne ayıbı kocam olmayacak mı nasılsa?
Aman Allah'ım bu ne ahlaksız mesaj, bu da ne demek oluyor. ' Erol kız hazır değil mi hala, müşteri sabırsızlanıyor' bu ne demek oluyor. Erol kandırdın mı beni? Telefonundaki resimlerde ne Erol yoksa o kızların resimleri gibi benimkini de mi çekecektin? Allah'ım dünya başıma yıkıldı, ne yapacağım ben şimdi.
Tam dönecek zamanı buldu, şimdi ben nasıl kurtulacağım elinden, belli etmemem lazım, yoksa olacakları düşünmek bile istemiyorum. Neyse imdadıma çaycı yetişti. Çayı garsonun getirmesiyle Erol'un üzerine devirmem bir oldu. Bu sefer kolu yandı, ama bana garsona yaptığı muameleyi yapamadı kaçırmaması lazım ya beni. Direk koştu lavaboya. Fırsat bu fırsat kaçmalıyım. Attım hemen kendimi dışarıya, 10–15 dk. koşturuyorum sanırım artık beni bulamaz.
Şimdi ben ne yapacağım. Eve de dönemem, yokluğum çoktan anlaşılmıştır.
Daha önce lafını dinlemediğim kuzenimi arayayım. Meğer ne haklıymış. Of geç anladım.
Konuştuk, eve bakacak durumlar nasıl diye ona göre bir yol izleriz dedi.
Çok şükür evde yokluğumu hissetmemişler. Kuzenimde geç kalırsam diye arkadaşımda olduğumu söylemiş.
Ne iyi kızmış meğer. Dinleseydim onu şimdi bur da gözü yaşlı olmazdım. Ama şükür ki o mesaj geldi, ya gelmeseydi? Düşüncesi bile kötü.
Evim evim güzel evim, küçücük dediğim kasabam bile gözümde tütüyor. Ah Ayşe ah seninle de arkadaşlığımı gözden geçirmem gerekecek
Arkadaşlık siteleri, chat, mhat tövbe. Geç anladım ama benim gibisine iyi ders oldu.
Müstahak bana...




Gülşah D.

SANAL SEVGİLİ

2 yorum:

  1. çok geçmiş olsun Allah ın sevdiği kuluymuşsunki kurtarmışsın kendini.bu hikaye herkese ders olmalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. YAZILARIMIZ GÖRDÜĞÜMÜZ NOKSANLIKLARI GİDERMEK İÇİN KURGULADIĞIMIZ YAZILARDIR, GERÇEK HAYATTAN İZLENİMLERİMİZDİR.
      Yorumunuz için sağolun. :)

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR.
Siteniz veya bloğunuz yoksa, profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın, AD yazan kısma adınızı yazın, URL kısmını doldurmasanız da olur, yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir.

Fikirlerinizi paylaşıp bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkürler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...