25 Eylül 2013 Çarşamba

Çocuklar Ayak izlerinizi takip eder!


masum çocuklar


Çocuklar...
Ciğerparelerimiz.
Can parçalarımız.
Bizim gelecekteki idarecilerimiz....

Her çocuk melek olarak gelir dünyaya. Saf, masum, günahsız, tertemiz... Kokusu bile adeta bunu fısıldar: ''Anne-baba ben tertemizim!''


Ebeveyni işler onu, işlemeli.
İyiyi bilmez ki, kötü nedir?

Araştırır Allah'ın verdiği en büyük hazineyi kullanarak..kurcalar her bulduğu şeyi. Anlamak, kavramak ister.
Annesinin, babasının gözleri aynadır ona. Bakar, kendisini görür: 
Sevilecek biri miyim? 
Şu davranış yanlış mı? 
Bu neden böyle? 
Onu oraya kim koydu? 
Niçin? 
Niye? 
Kimin?......


Doğru ve yanlış kavramlarını ailesinden öğrenir her çocuk ve çevresinden. Hem sözleriyle ama en çok hareketleriyle. 
Çünkü çocuk en çok gördüklerinden etkilenir ve en etkili öğrenme görerek öğrenmektir
  • Yemekten sonra ellerini yıkamalısın diyen annesini takip eder mesela, acaba annem ellerini yemekten sonra yıkıyor mu?
  • Televizyon zararlıdır diyen babasını takip eder mesela, acaba babam televizyon izliyor mu? İzliyorsa, hani zararlıydı?

Sırasıyla aile, çevre ve diğer etkenler çocuğun kişilik yapıtaşlarını oluşturur.

Spider-Man'in popüler olduğu zamanları hatırlayın:
Kaç tane çocuğumuz balkondan, pencereden atladı?
Kaç kaybımız oldu?

Çocuklar somut düşündükleri için olayları yetişkinler gibi yorumlamazlar ve örneklerini beraber gördük/görüyoruz. Spider-Man, Superman bunun en önemli örnekleridir.

Bir ara sihir içeren diziler modaydı mesela...
Eminim ki o dizileri izleyen çoğu yetişkin dahi şıp diye sihirle bir şeyler yapmaya özenmiştir. Ya çocuklarımız?
Halbuki bu dizilerle taban tabana zıt değil mi bizlerin inanışları?
Bu diziler nasıl bir Allah tasavvuru çizmeye çalıştılar kim bilir(!)
Hem bu dizileri izleyen evlatlarımıza nasıl 'emek olmadan yemek olmaz' inancını kazandırabiliriz?

Gençlik dizisi diye yayınlanan dizilerdeki kadın-erkek karakterler kopya edilmiyor mu etrafımızda? Hareketleri? Tavırları?
Hem büyüğü hem küçüğü... 

Hele korku filmleri... Aslında korku filmi diye sınırlandırmamak gerek, çünkü her yere iliştiriliyor artık şiddet, vahşet, cinayet!
Minicik emanet yürekler bu vahşet, şiddet, cinayet sahneleri seyreder oldu... İzleye izleye, böyle böyle beyin artık normalleştiriyor gördüklerini...
Mersin'in Tarsus ilçesi Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) Müdürü Murat Tarsuslu, çok fazla izlendiği belirtilen bir dizinin incelenen 55 bölümünde; 411 cinayet, 152 yaralama, 137 saldırı, 147 dayak, 155 tokat, 175 kavga, 110 işkence, 3 tecavüz, 191 taciz, 145 silahlı çatışmanın meydana geldiğini bildirdi.

Oradaki vahşeti, şiddeti gören çocukların sakin karakterli olmasını nasıl bekleyebiliriz?
Çevresine, ailesine kaba kuvvet gösteren  çocuklara en büyük kötülüğü, bunları izlemesine izin vererek biz yapmıyor muyuz?


Hâsılı Çocuklar Ayak izlerinizi takip eder!


BÜŞRA ŞÜKRAN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

HERKES YORUM YAPABİLİR.
Siteniz veya bloğunuz yoksa, profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın, AD yazan kısma adınızı yazın, URL kısmını doldurmasanız da olur, yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir.

Fikirlerinizi paylaşıp bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkürler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...