25 Mart 2013 Pazartesi

KÜSME HASTALIĞI

küsme hastalığı


Offf yine küsüz kocamla.
Çok sık küsüyoruz.

İkimizde burnundan kıl aldırmayan cinsteniz  hele eskiden küslüğümüz çok uzun sürüyordu.

Kimi zaman akraba ziyaretinde barışıyorduk, kimi zaman çocuklar barıştırıyordu, kimi zaman misafirler oluyordu
ondan barışıyorduk.


Birbirimizi çokta seviyoruz ama bu huyumuzdan bir türlü vazgeçemedik. Yetiştirilmemizden kaynaklı bir sorun diye
düşünüyorum. Onun anne babası da çok sık kavga ederlermiş, benimkinlerde.

Farkındayız hatamızın ama bunca yıllık -küsme- hastalığı çabuk geçmiyor.
Şükür düzelmeye başladık, çünkü ikimizde düzelmek istiyoruz. Bu çok önemli diye düşünüyorum.
Yoksa kişi kendi değişmeyi istemedimi kesinlikle değişim olmuyor, aynı nokta çakılıp kalınıyor.

O kadar çok seviyorum ki onu anlatamam. Ama küs olduğumuz günlerde gözüme bir başka gözüküyor.
Sanki bunca yıllık aşkım değil de düşmanımmış gibi görüyorum onu. Eminim onda da durum aynı.

Eskiden küslüklerimiz o kadar uzun sürerdi ki 2 ayı bile bulduğu olurdu. Kızgınlığımda çoktan geçerdi ama
gurur yokmu gurur devam ettirirdim(k). Evin içinde konuşmazdık, bir birimize değmemeye çalışırdık, bir birimizi
inat edecek şeyleri bulur onları yapardık.

Bu durumu konuşuyoruz da ama daha tam çözüme erdiremedik, aldığımız yolda takdire şayan çok çaba sarf ediyoruz.
Yavaş yavaş süreyi düşürdük. Başlarda 2 ay olan küslük süremizi, 1 buçuk ay, 1 ay, 15 güne indirmeyi başardık.
Ve şu an 3-4 günde deyiz yakında bunuda aşacağımıza eminim, çünkü aynı evin içinde yabancı olmak değil iki
sevgili, dost, arkadaş olmak istiyoruz.

İsteyince Rabbim de veriyor zaten.

Küslüklerimizi nasıl mı bitiriyoruz. İlk küskünlük anı şu an için o süre bizde 3-4 günde sabitli.
O gün geçince birimizden biri  ya olur olmadık esprilerle karşı tarafı güldürüyor, ya sevdiğimiz bir filmi
açıyor, ya süpriz bir hediye alıyor, ya da sarılıyor. İtiraf etmeliyim en etkilisi sarılmak bütün buzları eritiyor
kocamın sıcacık kolları.

Evlenmeden önce küsmenin çok büyük bir hastalık olduğunun farkında değildim.
Çünkü bir arkadaşınla, ya da bir akrabanla küstünmü aynı evin içinde olunmadığından açtığı yaraların farkında olmuyordum.
Evlendikten sonra anladım ne beter bir şey olduğunu küslüğün.
Aynı evin içinde iki yabancı, bir birleriyle konuşmayan ve bir birini sinir eden ama birbirini sevipte küs iki
insan görmek  çok büyük bir zulummüş. Hem kendime hem kocama büyük eziyet.

Bu durumun farkına varınca arkadaşlarım ve akrabalarımla olan ilişkilerimde düzene girdi, kocamla beraber bu hastalığı
tedavi ediyoruz.

Allah'ın izniyle yakında bu hastalıktan kurtulacağız.
Küsme hastalığı çok betermiş bunu anladım.
Aman diyeyim sizde de bu hastalık varsa hiç vakit kaybetmeden  tedavi olun.
Yoksa sevdiklerinizi bu hayattayken kaybedebilirsiniz.
En feci olan da zaten bir insanı sağ iken kaybetmek değil midir?

Gülşah D.'nin kaleminden

6 yorum:

  1. bende çok küserim ama öyle küsme değil şakacıktan küsme bak küsüyorum heee derim:))
    Ama gerçek manalarda ki küsmeleri de yaşadık gerçekten o kadar zor bir şey ki Allah'tan eşim az önce kızdığını 2 saat sonra unutabilir yada hiç bir şey olmamış gibi konuşabilir o öyle olmasa belkide inat hastalığımdan evet bende de bu hastalık var :) ben konuşmayabilirim cesaret edemezdim

    öğreniyor insan çok hızlı koşunca düştüğünde dizlerinin acıdığını bu da yetmezmiş gibi güzelim çorabının yırtıldığını öğreniyor insan düşünce :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sağolasın güzel yorumun için..:)

      Sil
  2. küsmeyin yahu öp bir kere kocanı bak nasıl sinirin geçiyor. Biz hiç küs kalamıyoruz ya ikimizden biri hemen sırnaşıyor o zaman sinir felan kalmıyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende yazımda işte tam dediğinizi anlatmaya çalıştım, sağolun yorumunuz içinde.

      Sil
    2. Küsmenin sıkıntısını ben çok iyi biliyorum ben küsmem ama eşimin aylarca küstüğü olmuştur vede eskilerin deyimiyle incir çekirdeğini doldurmayacak şeylerden :( o barışmak istemedikten sonra ben ne yapsam nafile yani bizimki işkence boyutunda artık Allah yardım etsin :( ben zeliha

      Sil
    3. Peki ortamı yumuşatmak için siz hiç adım atmıyor musunuz? kabuğunuza çekilip kocanızın yanınıza gelmesini mi bekliyorsunuz?
      böyle yapıyorsanız yanlış yoldasın. sorunlarınızıda susarak değil konuşarak bu durumdan rahatsız olduğunuzu mutsuz olduğunuzu suçlamadan kırmadan belirte bilirsiniz. erkeklerin suçlanmayı sevmediğini hepimiz biliriz. tatlı dilin çözemeyeceği sorun yoktur ALLAH'ı izniyle.

      Rabbimiz : Onda ‘sükun bulup durulmanız’ için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O’nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten ayetler vardır. Rum-21 bu şekilde buyuruyor..

      Rabbimizin araya koyduğu bu çekim gücüyle sorunları aşabiliriz. mühim olan doğru adımı atmak ve karşı tarafı suçlamamak ve sorunu çözmeyi istemek.

      evlilik terapisi olabilir buna güç yetmiyorsa evlilikle ilgili çok güzel kitaplar var. Sema Maraşlı, Vehbi Vakkasoğlu vs.
      Çok güzel evliliği anlatan radyo programları var moral fm i takip edebilirsiniz. Eğer isterseniz ve gerekenleri yapmak için gayret ederseniz Allah'ın yardımı sizle olacaktır.

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR.
Siteniz veya bloğunuz yoksa, profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın, AD yazan kısma adınızı yazın, URL kısmını doldurmasanız da olur, yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir.

Fikirlerinizi paylaşıp bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkürler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...