Ayrılık sardı, dört bir yanımı..
Kokun, gözlerin, ellerin özlemim oldu,
Gözlerin, doyamadığım gözlerin
Ellerin, bıraktığım ellerin...
Nişanı atmıştı, Gülten.
Yüzüğünü parmağından çıkarırken, kalbini de yerinden çıkarıyorlar sanmıştı, ama arada gururu ve istekleri vardı, yüzüğünü çıkardı.
Kalbini acıtmıştı, nişanı atmak ama bu kadar özlemle dolacağını bilmiyordu.
Seviyordu Yusuf'u, Yusuf'da onu.
Nişanı kendisi atmıştı, pişmandı.
O güne, yüzüğünü çıkardığı güne, ne kadar da çok dönmek isterdi, başkalarını düşünmeyi, başkalarını dinlemeyi bırakıp, kendini ve nişanlısını düşünmeyi seçseydi, kurdukları yuvaya başkalarının karışmasını engelleseydi...
Nişanlısının, Yusuf'un yokluğu, pişmanlığı yakıyordu yüreğini.



