5 Eylül 2014 Cuma

Ön Koltuk Kimin?



Nazlı evleneli daha 1 kaç ay olmuştu, Nazlı'nın çocukluk arkadaşları hediyelerini alıp Nazlı'ya hayırlı olsuna gelmişlerdi. Ama Nazlı çok dertliydi, çay servisini yaptıktan sonra arkadaşlarına derdini açtı.
Bir taraftan çayını yudumluyor, bir taraftan dert yanıyordu.

-Kaynanan mı var derdin var şekerim! Keşke annesi ölmüş birisiyle evlenseymişim. Kadının ismini duymak sinirlerimi tepeme çıkarıyor. Daha evleneli ne kadar oldu, kadın benle yarışa ilk günden başladı. Neymiş efendim ön koltukta oğlunun yanında o oturacakmış. Tabi bu şekilde söylemiyor ama, benim anladığım bu! Kiloları varmış, arka koltukta oturamıyormuş, nefes darlığı varmış, sıkıntılanıyormuş. Amacı başka! oğluyla aralarına girmeyeceğim, hep oğluyla yan yana olacak! Hakkım değil mi kızlar, kocamın yanında oturmak siz söyleyin?

1 senedir evli olan arkadaşı İpek dayanamayıp, bu büyük sorunla nasıl başa çıktığını anlatmaya başladı.


-Tabi ki senin hakkın, benim kaynanam da aynısını yapıyordu, kilolarım var diye ön koltuğa kuruluyordu. Ben ne yaptım, her ön koltuğa oturduğunda suratımı sarkıttım, pişman ettim anlayacağın ön koltuğu kaptığına, şimdi biliyor yapacaklarımı, tıpış tıpış geçiyor arka koltuğa, kocamla az kavga da etmedim, ön koltuğa o kadını oturtmaması için, sonunda başardım. Sende benim taktiğimi deneyebilirsin, surat as, kaynanan ön koltuğu kaptığının akşamı başın ağrısın, biraz tatsızlığın olur belki ama 'Zafere giden yerde çekilen çile kutsaldır.' sonuçta değil mi şekerim?

İpek'in Zafere giden yerde çekilen çile kutsaldır.' sözü üzerine Nazlı ve İpek kahkahalarla gülmeye başladılar.
Kahkahalarını bölen ses ise Zeynep'in sesi oldu.

-Ben sizin gibi düşünmüyorum kızlar, arabanın ön koltuğunda gitmek ya da arka koltuğunda gitmemek için kocamla ve annemle aramı bozmam.

Zeynep'in kaynanasından  annem diye söz etmesi Nazlı'nın sinirine dokundu diğer sözlerini duymadı bile.

-Zeynep anlamıyorum, annen olmayan bir kadından 'annem' diye bahsetmeni, başka birinin annesine annem diye hitap etmeni?

-Nazlıcığım başka birinin değil ki, kocamın annesinden bahsediyorum. Beni karnında taşımamış olabilir, ama sevdiğim adamı karnında taşımış, onu yetiştirmiş kadından bahsediyorum. Bunda ne gibi yanlışlık gördüğünü ise inan anlamıyorum.

İpek'te dayanamadı, Zeynep'in söylediklerine.

-Çok eski kafalısın şekerim, bu zamanda kaynanaya anne demek... Ben kadından uzak olmak için elimden geleni yapıyorum, sen anne deyip bağrına basıyorsun, pes diyorum başka bir şey demiyorum. Sen daha şimdiden yüz verirsen kaynanana astarını istemesi çok yakındır.

-Hay ağzına sağlık İpekçiğim, ben diyecektim ağzımdan aldın.Şuraya yazıyorum Zeynep'in kaynana mağduru olması yakındır. Mağdur olduktan sonra gelir ağlarsın akıl verin bana diye, ama biz iyi niyetliyiz, yardım ederiz.

Zeynep gülümsedi, sinirlenmedi arkadaşlarının alaylı tavırlarına. Doğruyu göremiyorlardı, öyle öğretilmişti onlara sorgulamadan kabul etmişlerdi öğretilenleri, kavgayla, surat asmakla mutluluğu kazanacaklarını sanıyorlardı. Yanılıyorlardı, ama farkında değillerdi, içinden bunları geçirdi ve az önce yarım kalan sözünü tamamlamak için konuşmasına devam etti.

-İpekçiğim, Nazlıcığım, bir insanı sevemeyebilirsiniz, ki sevgi emek ister, emeksiz sevgi olmaz, onu bir tarafa bırakarak söylüyorum. Sevmemek, saygısızca davranmayı da gerektirmez. Bu söylediklerimden ötürü bana kızabilirsiniz, bunca yıllık arkadaşlığımızın samimiyetine  ve farkındalığınızı sağlamak adına konuşuyorum. Hele kocanızın ailesine, annesine karşı tutumlarınız çok yanlış. Kavga ederek, surat asarak, kocanızı kendinizden mahrum ederek bir yere varamazsınız. Geçici olarak belki bir şeyleri değiştirebilir bu tutumunuz ama kocanızın sevgisini kaybedebilirsiniz.

Nazlı ve İpek, sinirden kıpkırmızı olmuştu. İkisininde eleştirilmek hoşuna gitmiyordu. Kendilerini savunmak istiyorlardı ama söyleyecek bir şey bulamıyorlardı. Anneleri, çevresindeki evli kadınlar ikisine de kavgayla, surat asarak, kayın valideleri ile aralarına mesafe koyarak mutlu olabileceklerini öğütlemişlerdi. Şartlanmışlardı daha evlenmeden kayınvalidelerine karşı. Bunca yıllık yapılan telkinlere göre hareket ediyorlardı.

İpek sessizliği bozdu.

-Nasihatların için sağol şekerim ama sen mevzuya dön istersen? Arabanın arka koltuğunda mı gidiyorsun sen şimdi? Kaynanana ön koltuğu bırakıp? Kocanın yanına oturmuyorsun yani, öyle mi anladım? Hııı?

İpek ve Nazlı bir ağızdan kahkahalarla gülmeye başladılar. Zeynep devam etti.

-Doğru anlamışsın İpekçiğim, kayınvalidemden ön koltuğa oturmasını rica ediyorum.. Ama o istemiyor.Yine de oturmasını istiyorum. Hem kayınvalidemin rahat etmesi için bunu yapıyorum, hemde ben kocamın yanında her zaman olabiliyorum. Kayınvalidemin oğlunu özlediğini bildiğim için de bazen öne oturmasını istiyorum.
Açıkçası ön koltuğu problem yapmıyorum ben. Hem kayınvalidemle beraber bir yere giderken arka koltukta gitmenin daha çok hoşuma gittiğini fark ettim. Kayınvalideme yaptığım bu küçük hürmet, kocam tarafından büyük bir minnettarlıkla karşılanıyor.
Ben bu sebeple yapmıyorum ama kocamın bu hürmeti de oldukça hoşuma gidiyor. Arka koltukta olmak, kocamla romantizm yaşamamıza da engel de olmuyor. Elini tutmasam da, dikiz aynasından bakışıyoruz, kocamın gözlerindeki minnettarlık ve bakışlarındaki güzellik her zamankinden fazla oluyor. Kocamın o bakışları, yanında olup huzursuzluk olmasındansa bana kat be kat güzel geliyor.
Seçin sizin kızlar ön koltuk mu size mutluluk veriyor yoksa kocanızla olan muhabbetiniz mi?
Hangisi ?!

GÜLŞAH D.

*Kayınvalide-gelin sorunlarını anlatan diğer hikaye-yazılarımız için buraya bakabilirsiniz.

8 yorum:

  1. süper bir hikaye.elinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Fatma Hanımcım..:)

      Sil
  2. Zevkle okudum,teşekkürler paylaşım için.

    YanıtlaSil
  3. çok güzel.ellerinize sağlık. kardeşimin kocası bunu okusa ne iyi olur. güzel kardeşimi hiç dinlemeyen, döven bağıran, küfür hakaret eden, hep annesini dinleyen kocayı kim sever :( ne olacak bu gidişle. bu konuda ne diyorsunuz? beddua etmek bir mümine yakışmaz biliyorum ama... ALLAH akıl fikir versin. görgülü ve akıllı kayınvalide çok azaldı maalesef

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zor bir durum, ama kardeşinize yardımcı olmalısınız,Kur'an'a başvurdunuz mu bu konuda?:
      Evli çiftin aralarının açılmasından endişeleniyorsanız, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden de bir hakem atamalısınız. (Karı ve koca) barışmayı isterlerse ALLAH ikisinin arasını bulur. ALLAH Bilir, Haber alır. Nisâ / 35
      Yada psikolojisi bozuk yada bağımlı bir insansa tedavi almasını sağlayabilirsiniz. Bir düzelme olmuyorsa kardeşinize kol kanat gerebilirsiniz ki bunu yapmalısınız, şuurlu bir mümine bu yakışır.

      Sil
    2. Biz de öyle yaptık ama dünür ikiyüzlü gibi davranıyorlar. Başkalarına sanki sorun yokmuş gibi davranıyorlar. Kardeşim şaşırıp kalıyor. tertemiz kalpli babacığım çok yoruldu.Herhangi bir bağımlısı yok. psikolojık bir rahatsızlığı olabilir. Ama kendisiyle görüşmüyoruz. sadece kardeşim ve çocuklarıyla senede bir kez evimize geliyor. her konuda kendisine yardımcı olmaya çalışıyoruz. bundan daha beteri vardır diye şükür edip teselli ve dua ediyoruz. Allah razı olsun cevapladığınız için. Ben işitme engelli evli bayanım. Sitenizi beğenerek takip ediyorum. Allah ne verdiyse sayesinde sizi tanıdım. türkçem biraz bozuk kusura bakmayın. Tekrar Allah razı olsun <3

      Sil
    3. Şahsi fikrim olarak şunu söyleyebilirm; senede bir sefer kardeşinizle görüşerek kardeşinizi sahipsiz gibi bırakmışsınız. Allah'tan uzak olan insanlarda sahipsizlere daha çok zulüm eder.(anlattığınız ve anladığım kadarıyla)

      Sil

HERKES YORUM YAPABİLİR.
Siteniz veya bloğunuz yoksa, profil seçin bölümünden Adı/URL yazan kısma tıklayın, AD yazan kısma adınızı yazın, URL kısmını doldurmasanız da olur, yorumunuzu yazıp,

" YAYINLA "

yazısına tıkladığınızda yorumunuz gelir.

Fikirlerinizi paylaşıp bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkürler.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...