Menu

9 Mayıs 2014 Cuma

Dinde Zorlama Yoktur!




''Şüphesiz biz ona (insana) doğru yolu gösterdik. İster inanır, ister inkâr eder.'' 
İnsan 3

''De ki: “(Kur'an) Rabbinizden gelen bir haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen küfre sapsın.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, erimiş maden tortusu gibi yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Orası ne kötü bir barınaktır!'' 
Kehf 29

12 Temmuz 2013 Cuma

Neden Namaz Kılamıyorum?



Namaza başlamak istiyorum ama başlayamıyorum mu diyorsunuz?
Peki sizi namazdan alıkoyan ne?

İçinizden bir ses 'şimdi gençsin, sonra kılarsın' mı diyor?
Peki ya sonranız olmazsa? 

İçinizden bir ses namaz kılmayı çok zor bulduğunu mu söylüyor?
Güzel işlere ulaşmak için belli zorluklara katlanmak gerekmiyor mu?

Namaz aynı zamanda bir alışkanlık gerektirir, daha evvel yapmadığınız bir şeye alışmanız zaman almıyor mu? 
Kaldı ki namaz, tam bir teslimiyet elbisesini giymek isteyenlerin yaptığıdır, yapacağıdır.

Huzura kavuşmak, Allah'a dayanmaktır namaz...
Güçsüz olduğunu bilmek, güçlü olana yaslanmaktır namaz...

26 Şubat 2013 Salı

Insan pek acelecidir...




Sıkıntıya düştüğümde beni kendime getiren Sensin Allah'ım.
Bulunduğum hale çareler sunan Senin güzel Kitabın.

Bazen kendimi unuttuğum oluyor, ah nefsim ah... 
Sen gösteriyorsun beni bana...

Ben artık bildim, bildim artık.
Bazen Sana el açarken ne istediğimi bilmediğimi.
İstediğimi istediğim anda vermiş olsan... 
Şimdi anlıyorum, dönüp baktığımda eskiye, geçmişime... 
Diyorum iyi ki vermemişsin Allah'ım.
Anlıyorum Sen beni benden iyi biliyorsun.*

15 Şubat 2013 Cuma

''Birlesmemek üzere birlesmisiz!'' yazısından alıntıdır.




Küçücük gruplara ve Devletçiklere ayrılmışız. Bizleri parçalayıp yutmak isteyenlerin ekmeğine yağ olmuşuz. Kimimiz mezhepçilik hastalığına, kimimiz, tarikatçılık hastalığına kimimizde ırkçılık ve particilik hastalığına yakalanmışız. Ve bu kangren haline gelen hastalıklar neticesinde bölünmüş parçalanmış ve yutulmağa hazır lokmalar haline dönüşmüşüz.

Artık yeryüzünde devam eden işgal ve zulümler sebebiyle kanayan yaraların ve akan gözyaşlarının durmasını istiyorsak;

6 Şubat 2013 Çarşamba

Beş vakit kavuşma...




Daha önce hiç böyle hissetmemişti. Bu farklı hissin kalbini kıpır kıpır ettiğini fark ediyor ve hem şaşırıyor hem de anlamlandıramıyordu. Sanki kalbi heyecanı gerektirecek mutlu bir olayın hazırlığı içindeydi...
Komşusunun evine gitmişti. Kapıyı çalarken ezan okunuyordu:
-Kim o?
-Benim Hatice.
Fatma koştura koştura kapıya yöneldi: ''Hoşgeldin canım kapıyı biraz geç açtım kusuruma bakma abdest alıyordum. Namaz kılacaktım.'' Onu içeri buyur ettikten sonra Hatice hızla ve heyecanla;
-Burada yanımda kıl namazını lütfen, çekinme dedi.
-Peki iki seccade getiriyorum o zaman. Hemen geliyorum...
-Hayır, ben kılmayacağım. Biraz laflarız diye geldim.
Fatma'nın içi burkulmuştu. Arkadaşının namaz kılmadığını biliyordu ama yine de kılmayacağını söylemesi canını yakmıştı.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...