Adam üzgündü. Başı her zaman olduğu gibi öne eğikti. Yüzü solgundu...
Küçük küçük yaraları vardı çehresinde. Buruktu...
Alnından penceresi kapatılmış bir odanın cama yaptığı buğu gibi damla damla ter akıyordu. Gittikçe zaman geçtikçe
yüzü daha bir perişan oluyordu.
